Ölüm Aşkımın Adı Olsun
20/10/2008 · Kategori: Şiir
Ruhum susamış suya... | ||||
Hasan Dursun - Derman Isterim.mp3 -
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!
Bana Ne
16/10/2008 · Kategori: Şiir
Ben bülbül olmuşum dostun gülüne
Karganın konduğu daldan bana ne
Aradım özümde buldum mevlayı
Mecnunun gezdiği çölden bana ne
Gönlüme yazılmış cananın adı
Canan imiş aşıkların muradı
Her şeyden üstündür sohbetin tadı
Arının yaptığı baldan bana ne
Uyulur mu ikrarsızın sözüne
Gidilir mi cehaletin izine
Varmak istiyorum aşk denizine
Mandanın yattığı gölden bana ne
Dertli Daimi'yim yardır sevdiğim
Gerçek aşıklara pirdir sevdiğim
İkilikte değil birdir sevdiğim
Ben beni bilirsem elden bana ne
Aşık Daimi
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!
Ey! Siyah Gül
14/10/2008 · Kategori: Medinenin Gülü
Bismi hü !...
Vakit gecenin derinliğinde demleniyor şimdi ..
Siyahlar içinde yer gök ,
Sokaklar sessiz ...
Ve siyah çiğ taneleri düşüyor gözlerinden , günahtan kararmış yüreğime ...
Tenim siyahi değil belki , tenim kimseyi rahatsız etmiyor ..
Peki ya yüreğim ...
Uykusuz kaldığım siyah gecelerde , gözlerimi yakan siyahi yüreğim ..
Ya Bilal ,
Bedeni siyahlar içinde olan,
Ve ama yüreği yıldızlardanda parlak zat !..
Siyah Gülüm ...
Hangi kelimelerle anlatabilirim ki acizliğimi ?
Hangi kelime seni anlatmaya muktedir ki ?
Senden asırlar sonrasında .
Ve dahi seni bile bile , Senden öte O'nu bile bile ,
Terketmişken bedenimi siyahi boşluklara ,
Yüzüm yok bir harf bile söylemeye
..
ama yok kimsem ... O'ndan başka ,
O'nun dostlarından başka kimsem yok derdimi söylemeye ..
Ey siyah gül !..
Gül'e dost oldun , Gül'ün kokusunu duydun ,
Bedenin taşlarla zulmedilip, yüreğin satın alınmak istenirken ,
Ehad ! dedin , daha da yüreklendin ..
Birkez bile isyan etmedin siyahi tenine ..
Yüreğine sığındın her '' siyahi köle '' seslenişlerinden ..
Çünkü AŞK vardı yüreğinde , gerçek AŞK ..
Şimdi ben yüreğimi görmek istesem ,
Yüreğimde ne var diye sorsam ..
Karanlık sokaklar karşılar ancak gözlerimi,
Lambasını yitirmiş siyahi sokaklar ..
Ey siyah gül ! ..
Gözlerinden dökülen siyah çiğ taneleriyle yıkasam yüreğimi ,
Gözlerimi yıkasam , dost kabul edermisin beni ?..
Öyle zor ki buralarda yaşamak
Kalabalık yalnızlıklar sardı şehirleri ,
Evlerde şeytanlar hüküm sürüyor artık ,
Ve şeytan hiç zorlanmıyor işini yaparken !..
Dillerde kutsal kelimeler geziniyor bolca,
Ama gözler hep boşlukta , bedenler yalanda ...
Kelimelerin ve dahi herşeyin Rabbine sığınırken ,
Korkuyorum bu günlerde ey Bilal ! ...
Ya sevmezse O beni ..
O sevmezse sen de sevmezsin diye korkuyorum ..
Korkudan üşümüş ellerimi tutsan , dua etsen bana ..
Yıldızlardan parlak yüreğinle ,
Senden asırlar sonrasında yaşayan bu acize dua etsen ...
Şimdi gözlerimde hayalin ,
Okunan ezanlarda sesini duymuşçasına yad ederken seni ,
Seni seviyorum ey Bilal ,
Gül'ü seviyorum çünkü ,
O'nu seviyorum ..
alıntı
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!
Ney Manzumesi
12/10/2008 · Kategori: Şiir
İçi boş,benzi sararmış, ona āşıktır māye,
Derd-i hicrān ile inler eder âh leylâye.
Arzeder hıçkırarak aşkını hep mevlâye,
Bak neler söyletiyor Hazret-i Mevlânâye!
Kanatır sîneyi, kalbi, deler elbet ciğeri.
Erişir mi buna kudret, buna insan hüneri,
Bak neler söyletiyor Hazret-i Mevlânâye!
Bu ne aşkın, bu ne derdin, bu ne mestin sesidir,
Bu ne tizin, bu ne evcin, bu ne pestin sesidir.
Bu ezelden geliyor, bezm-i elestin sesidir,
Bak neler söyletiyor Hazret-i Mevlânâye!
Arşa çıktıkça bu ses, sanki felekler tutuşur,
Melekûtun tabakâtında melekler tutuşur.
Yayılır nefhası āfāka yürekler tutuşur,
Bak neler söyletiyor Hazret-i Mevlânâye!
Alalı sırrı ezelden tutuşur bağrı yanar,
Ayrılıklarda yananlar acaba neyle kanar?
“Erinî” derken o cānâna hep eczāsı kanar,
Bak neler söyletiyor Hazret-i Mevlânâye!
Bu kesik nevhā nedir, āh meâlin mi senin?
Nefesin mi,ya sesin mi, ya cemâlin mi senin?
İnleten nāyi firâkın mı, visālin mi senin?
Bak neler söyletiyor Hazret-i Mevlânâye!
Onu almaz ne semâlar, ne bu dünyā ve o nūr,
Neyin esrārına sinmiş bu ne hikmet konuşur.
Yine hicrān ile inler, bu ne mâtem ,bu ne sûr?
Bak neler söyletiyor Hazret-i Mevlânâye!
Alevin gözyaşıdır bu, susuyor şimdi sesi,
Ağlıyor aşk ile ālem, budur aşkın hevesi.
Sanırım can veriyor ney, sönüyor son nefesi,
Bak neler söyletiyor Hazret-i Mevlânâye!
Sönüyor takatı bitmiş, dayanılmaz bu deme,
“Len terānî” ile mecrūh ve doymaz eleme.
Her ne söylerse o haktır onu artık dileme,
Bak neler söyletiyor Hazret-i Mevlânâye
Yaman Dede
Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!
Derman Arardım Derdime
11/10/2008 · Kategori: Şiir

Günde bir taşı bina-yı ömrümün düştü yere
Can yatar gafil, binası oldu viran bîhaber
Dil bekası, hak fenası istedi mülk ü tenim
Bir devasız derde düştüm, âh ki lokman bîhaber
Bir ticaret yapamadım, nakd-i ömrüm oldu heba
Yola geldim lakin göçmüş cümle kervan bîhaber
Ağlayıp nâlân edip düştüm yola tenhâ garip
Dîde giryân, sine biryân, akıl hayrân bîhaber.

Dermân arardım derdime derdim bana derman imiş
Bürhân sorardım aslıma aslım bana bürhân imiş
Sağı solu gözler idim dost yüzünü görsem deyû
Ben taşrada arar idim ol cân içinde cân imiş
Öyle sanırdım ayrıyam dost gayrıdır ben gayrıyam
Benden görüp işideni bildim ki ol cânân imiş
Savm u salât u hacc ile sanma biter zâhid işi
İnsân-ı kâmil olmağa lâzım olan irfan imiş
Kandan gelir yolun senin Hakk'ı sana hakka'l yakîn
Nerden gelip gitdiğini anlamayan hayvân imiş
Mürşid gerekdir bildire Hakk'ı sana hakk'al yakîn
Mürşidi olmayanların bildikleri gümân imiş
Her mürşide dil verme kim yolunu sarpa uğradur
Mürşidi kâmil olanın gâyet yolu âsân imiş
Anla hemân bir söz dürür yokuş değildir düz dürür
Âlem kamu bir yüz dürür gören anı hayrân imiş
İşit Nîyâzi'nin sözün bir nesne örtmez Hak yüzün
Hakdan ayan bir nesne yok gözsüzlere pinhân imiş 
Ey derde derman isteyen yetmez mi derd derman sana
Ey rahat-ı can isteyen kurban olandır can sana
Yağma edersin varlığın gider gönülden darlığın
Mahveyle sen ağyarlığın yar olısar mihman sana
Sermaye bu yolda heman teslim olur buna inan
Sıdk ile Allah’a dayan etmez mi gör ihsan sana
Tevhide tapşur özünü kimseye açma razunı
Şeyh izine tut yüzünü şeyhin yeter burhan sana
İven kişi yol alamaz maksudu hergiz bulamaz
Bekle maarif kapusun yüz göstere irfan sana
Dünya ile ukbayı ko, ulâ ile uhrâyı ko
Var ol kuru sevdayı ko, matlab yeter Sübhan sana
Candan talep kıl yarini ver canı bul didarını
Yok eyle kendi varını kim var ola canan sana
Çürüklerin hep sağ olur zehrin kamu bal yağ olur
Dağlar yemişli bağ olur cümle cihan bostan sana
Güçtür kati Hakk’ın yolu dergahı hem gayet ulu
Sıdk ile olmazsan kulu etmez yolu âsân sana
Kulluğa bel bağlar isen şam ü seher ağlar isen
Sular gibi çağlar isen tiz bulunur umman sana
Bülbül oluben öte gör gül gibi açıl tüte gör
Aşk oduna can ata gör gülzar olur nirân sana
Yüzün Niyazi eyle hâk derd ile bağrın eyle çâk
Kalbin sarayın eyle pâk şayet gele Sultan sana.
Niyazi Mısri
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!
« Önceki :: Sonraki »



