Hicri Yılbaşı

29/12/2008 · Kategori: Dua


Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

ÖYLE BİR GÖZYAŞI VER Kİ YA RABBİ..

18/9/2008 · Kategori: Dua



Öyle bir gözyaşı ver ki Yâ Rabbî;
Aklansın.. Ölümün kara düşleri,
Korkuları, umutlara döndürsün.
Rahmetinle, her damlası
Cehennemler söndürsün...

Öyle bir gözyaşı ver ki Yâ Rabbî
Cennetler berâtı inci damlalar,
Secdelerde seller gibi çağlasın.
Etrafımda haşre kadar melekler,
Sevinçlerle ağlasın...

Öyle bir gözyaşı ver ki Yâ Rabbî;
Eritsin.. Buzlarını gafletin,
Gönül ufukları, nûra bürünsün.
Açılsın da cehlin kara perdesi,
Gerçek görünsün...

Öyle bir gözyaşı ver ki Yâ Rabbî;
Müjdeler dökülsün, Arş-ı Âlâ'dan,
Hidâyet selleri, sineme dolsun.
Her damlası Mahşer Günü
Şâhidim olsun...

Öyle bir gözyaşı ver ki Yâ Rabbî;

Esmâ'ndaki 'Doksandokuz' aşkına,
Semâlardan gufranını indirsin.
Hesap günü, titreşirken Mîzan'da,
Hicâbımı dindirsin...

Öyle bir gözyaşı ver ki Yâ Rabbî;
Firdevs Göklerinden, nûr sağnakları,
Dehşet günü, Sırât üzre saçılsın.
Sekiz yerden, sekiz cennet kapısı
Bir lâhzada açılsın...

Öyle bir gözyaşı ver ki Yâ Rabbî
Arıtsın.. Şu nankör nefsi hevâdan,
Bütün zerrelerim, Kur'ân'la dolsun.
Ve Mahşer günü, şu tövbekâr bedenim,
Şehitlerle haşrolsun...

ÂMİN! ...............................




Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Layık Eyle Sultanım!

9/9/2008 · Kategori: Dua



Güneş yer yüzüne yıkılıp düştüğü an
Ay çatlayıp yağmur gibi düştüğü an
Toprak dalga dalga serilip içindekini kustuğu an
Alem dümdüz sahra kesilip emir beklediği an
İşte o an toprak dalga dalga serilir, bağrından yeşerir
Ekilmiş tohum misali gafil insan, bir damla sudan meydana gelen bedenler
Bir bir zerre zerre sınavdan geçerler. Amel ektiler biçmeye geldiler
Tenlerde bir telaş , heyecan, korku seli kulaklarda acı hüzün, eyvaaaah keşke sesleri
Kimi ter döke dçke boğulacak gibi, kimi yüz üstü sürünür bekler akıbetini Taaki duyulur dehşet verici bir ses, yer gök sallanır tüm alem nefes nefes
Kükreyen cehennemdir kendi ehlini ister...
Derken görünür ufukta ürperten zebaniler ellerinde pırangalar dizilip emir beklerler.
Tüm kalpler durmuş ses yok, hareket yok
Sanki o ömrü geçiren ruhlar erimeye yüz tutmuş.
Sessizlik müthiş, yer gök koca bir mezar
Herkes sevdiğini bir yerlerde unutmuş ,
Ne anne kalmış ne baba ne yar
Durun durun karşıdan görünen birileri var
Yüzlerinde umut, gözlerinde parıltılar
Semalarında oluk oluk nur yağar
Koşuyorlar bir güneşe doğru onlar.
O Güneş ki sağında sahabeler, solunda veliler var.
O Güneş ki ufkunda parlayan sancak, sanki bin ufuk kadar
O Güneş ki ardında evliyalar her zerresinde yağar
Ey dünya ve ahiretine parlayan güneş
En değerli varlığının kapılarını açtım gel
Ne olur sancağınla kalbime yer ver
Mahşeri alemde bırakma bizleri nara
Hamd nasip olsun bize nur sancağınla
O sancakki Muhammed (sav) 'in emaneti
O sancakki Fatıma'nın şehitleri
O sancakki Ebu Bekir'in merhameti,
Ali'nin tek kuvveti
Sar bizleri sancağına
Sar yüz üstü yetim bırakma huzura sensiz çıkamam
Yüreğimi nara bırakma
Ne cevabım olur ki bana ne yaptığım sorulursa ne dökebilirim ki mizana,hesaba
Ne olur sar bizleri kutlu sancağınla
Bir tebessüm kıl bize bir ümit ver sen sultansın
Ey gönül koşklerindeki
En nadide gülşen bir saki elinden aşk şarabını içen
Senin gülşeninde bir tek gül devşiren
Fethet varlığımı dalgalansın bağrımda sancağın
Layık eyle kalbimi razı ol benden
Layık eyle sultanım fethine Fettahının muhatcım liyakatım yok
Tek ümidim senden ey mübarek zamanların masum muştucusu yar.
Sar bizi ne olur kutlu sancağınla sar Emin olana kadar yaaar.


alıntı





Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Aşkım Sen Ol Allah'ım

9/9/2008 · Kategori: Dua



AŞKIM SEN OL ALLAH'IM...

SEN'sin her zaman yanımda olan,dar zamanlarımda yüreğimin yankılarını duyan...
SEN'sin karanlıklar ortasında dolunaylar gibi kalbime doğan..
SEN benden cansın,SEN hayatıma anlamsın..
geceleri buram -buram tüten hıçkırıklarımda,bütün arayışlarımda,dalgalı bir
denizin ortasında çırpınan ruhumda ,SEN'sin gökkubbemin rengarenk gökkuşağı...
özüm SEN'sin,Tebessum ettiğimde SEN benim gülümsemensin..
SEN benim yüreğimsin,beni hakiki seven SEN'sin..
ellerimin,gözlerimin,yüreğimin mimarı!
her bir zerrenmin nakışlarında,sanatından bir emareyim..
gözlerime Nurundan ışıklar vermeseydin,şu kainat tablosunu göremeyecekti
gözlerim.
sevgiyi kalbime ilham etmeseydin,SEN'i sevmenin güzelliğini,sonsuz acizliğimle
bilemeyecekti yüreğim..
gözlerime ağlamak nimetini vermeseydin,gözyaşının kalbimle olan dostluğundan
bi-haber kalacaktı gözlerim..
her gün güneş olup aydınlattın semaları,karanlıkta bırakmadın umutlarımı..
Ey cömertlerin En cömerti!
Rezzak isminle donattın afakımı,Settar isminle örttün ayıplarımı,
Tevvab isminle her defasında kabul ettin tevbelerimi...
"Yine Gel"!dedin..tekrar geldim ,Sana geldim ALLAH'ım!
Vedud olan SEN'sin seven SEN'sin,senden başka kimim var ki,kapısına gideyim?
aşkınla kuşat,aşkından mahrum kalmış naçar yüreğimi..
baharım SEN ol Sevgili.!Hazanda bırakma,yapraklarım dökülüyor..
Gülüstanım SEN ol Ey Sevgili!
Ey ellerimden tutanım.!Sana kavuşmak  için çıktığım bu sevdalı yolculukta sarp
yokuşları çıkarma karşıma..
ey fukara yüreğimin Rahmeti sonsuz Sevgilisi!beni Sana sürünerek değil,koşarak
getir..
uzattım ellerimi,bırakma beni.toprağımda Nurun ol,cennetimde gülüm ol!
Elim SEN ol ALLAH'ım!Kolum kanadım,dilim damağım,tek güvenim dayanağım, SEN ol...
Ayım güneşim,Gözyaşım tebessümüm,SEN ol..
 Geldim işte kapına,Aşkının fukarasıyım.

Aşkım SEN ol  ALLAH'ım,Aşkım SEN ol...
...alıntı...
 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Rabbim Gerçek Manada Beni Sen Sevdin!

26/8/2008 · Kategori: Dua



Rabbim gerçek manada beni sen sevdin... Niceleri ise sever gibi göründü... Ama daima, kendilerini sevdiler... Çünkü âcizdiler, fâniydiler... Kendilerine bile yetemediler ki, bana yetseler...

Hepsi Sana borçluydu varlığını. Hepsinin bir canı vardı... Ve onlar, kendi canları yanmadıkça, anlayamadılar acıyı... Anlayanlar da zaten, kendilerince bir mânâ çıkardı...

Sen varsın hakkıyla bilen beni... Her şeyimle bilen, her şeyimle seven, bir tek Sen... Sevdiğini biliyorum, zira sevmemiş olsaydın, o kadar kendinle meşgul etmezdin beni. Sevmemiş olsaydın, aratmazdın böylesi...

Sen sevmemiş olsaydın, sevebilir miydim ki Seni?
Sen canımın Cânânı... Sen'in sevginde vefâyı idrak ettim ben... O eşsiz vefâna, karşılık vermekten âciz oldum her zaman... Seni, Senin beni sevdiğin gibi sevmekten âcizim... Zira Sen yaratansın, ya ben? Ben, kul olmayı bile beceremeyen...

Yalnızca Sendeydi tatmin... Sadece Sende. Bir Sen yettin bana... Kimselerle yetinemedim...
Acı çekmeyi sever oldum Senin izninle. Dertlerin içinde gizlenmiş nice derman buldum...

Sevdirdiğince sevdim Seni... Buldurduğunca buldum... Bir Sen varsın Bâkî olan... Geride ne varsa fâni... Bütün varlıkların hepsi fâni... Kimi güzel, kimi çirkin, kimi vasat, ama işte her biri fâni... Dallardaki çiçekler, göklerdeki bulutlar, çöller, pınarlar hep fâni... Seraplar ve gölgeler fâni...

Çöllerde kalmayı sevdim Seninle... Yalnızdım, kalabalıklar içinde... Her şeyde Senin sanatını görmeyi sevdim ben... Herkeste Senden bir tecelli bulmayı sevdim... Yıldızlarda nûrunu, güneşte nârını, ateşte hârını bulmayı sevdim.

Hiçbir şeye muhtaç olmayışını sevdim ben. Azîz oluşunu, Kâdir-i mutlak oluşunu sevdim. Settâr oluşunu sevdim. Öylesine güzel bir sırdaştın ki Sen, kimselere bir sırrımı vermedin. Günahıma rağmen yücelttin beni. Şeref ikram ettin. Ekrem-ül ekremînsin...

Kulunu sevmeni sevdim. Ey Rabbim! Ben unuttum, unutmadın. Ben, adını anmadım, yine de bırakmadın. Yüceler yücesi aşkına karşılık vermek varken, Seni bırakıp başkalarına yandım... Yine de vazgeçmedin benden.

Sevdin beni, oysa, ben Sana kul bile olamadım. Nankörlük ettim. Yine de nimetlerini esirgemedin.
Şikayet eden, sızlanan, dert yanan hep ben oldum. Sen, sabrettin. Sen sevdin beni... Bense vefâsız bir sevgiliydim. Kıymetini bilemedim.

Şimdi, cemâlinin hasretiyle yanıyorum. Ve Senin muhabbetin fâni hazları benden yok etti. O kadar ki, güneşin kavurucu sıcağında da, serinleten rüzgarda da, Senin hasretin içindeyim.

Senin sadece sanatını seyretmek yetmiyor artık! Şahdamarımdan daha yakın olmanı sevdim. Ama bu bile yetmedi bana. Korkuyorum perdeler arkasında kalmaktan. Korkuyorum, başkalarına görünüp de beni mahrum koymandan. Cemâlin... Tüm derdim bu ey Rabbim!
Cemâlin tüm derdim bu ey Rabbim.

Dayanamam Mevlâm! Ne olur Sensiz bırakma beni! Biliyorum ki, ne yaparsam yapayım, cemâlini hak edecek bir sermaye biriktiremem.
Seni hak edecek gücüm yok benim. Seni hak edecek amelim yok. Hiçbir şeyim yok ey en Güzel!

Ellerim bomboş. Üstelik günah kirleriyle lekeliyim. Bembeyaz gelemiyorum Sana... Yarattığın gibi tertemiz değilim. Dünya kirletti beni, nefsim aldattı. Şeytana kandım. Müflisim. Vallahi hiçbir şeyim yok!

Duyduğum iştiyakın sebebi, yine Sensin. Sensin her yanımda... Sensin varlığım... Zenginliğim Sensin... Tüm sefilliğime rağmen yine de Seni isteyişim, sırlarındandır.
Bilmiyorum, bilen Sensin. Ve eğer, murâdıma, maksûduma, matlûbuma, yani Sana, yani Senin Cemaline kavuşursam bir gün, bu da sadece Senin merhametin.

Sermayem yok Sevgili! Tüm sermayem, rahmetin... Lokmanın bile derman olamayacağı derdimin, dermanısın Sen!
Yârsın!
Cansın!
Şifâsın!
Lokmanda değil ey Yâr, Sendedir benim devâm!
Sana kavuşmadıkça, huzur da bana haram!
Sermayem rahmetin, ilâcım Cemâlindir,
vesselâm!

Hiçbir şey yoktu, yalnız Sen vardın. Hiçbir şey yoktu, aşkın vardı. Aşkını izhâr ettin, yarattın bizi. Muhabbet ettin, yarattın beni…
Vahdaniyetinin tecellîsiyle bütün kalplere bir katre aşk iksiri serptin. Ehadiyetinin tecellisiyle bütün kalpler Sana âşık…

Bildim, seven sendin beni!.. Bütün varlıklarda yansıyan güneş gibi, sevgisiyle saran Sendin beni… Annemin merhamet yüklü sesi, yüreğini yüreğimin üstüne koyan dostun merhabası, başımı okşayan Peygamber eli, hâtırasıyla hüznümü alan sevgilinin sohbeti… bildim hep Sendendi.

Sevdin, sonra kopmaz bir zincirle kendine çektin. Zincirin her bir halkası, Senden tecellîlerdi.
Aşkına âşık olduğum Mecnûn “Sen”din. Aynalarda seyrettiğim Yûsuf, “Sen”!..

Sonsuz siyah güller, lâcivert akşamların iğde kokusu, hüzün yüklü sonbahar, yağmurun toprağa dokunuşu, bir gül renginde eriyen akşamlar, Dost'un yüzü, sevdiğim ne varsa, hep “Sen”dendi.
“Tecellî, tecellî edeni gösterir.” (a.g.e., Hazret-i Mevlânâ)
Sûretlerde nihân olan Sevgili, ey Sevgili!..

Yetimler Yetîmi'ne «vedduhâ» sırrıyla tecellî ederken, O'nu tek olana, “bir olan”a çekiyordun. Başka bütün kapıları kapatırken, hep açık olan kapına çağırıyordun.
Bildim, kalbimdeki her bir muhabbet tecellisiyle beni de kendine çekiyorsun. Çekiyorsun ve bırakıyorsun. Bırakıyorsun ki, kanayayım; zayıf yanlarımı tanıyayım. Seni bulayım.

Sonra yine çekiyorsun. Bu, hüzünlü bir şehrâyîn. Bu, bitimsiz bir med-cezir. Bu, içimdeki Mûsâ'yla Firavun savaşı; sulhü yok!..
Sevgili, en Sevgili!..
Sûretlerden geçerek, Sana erdir beni!.. Merhametinle arındır, kalbimi!..

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

« Önceki ::